ARICILIK![]()
|
Polen toplayan işçi arı |
Oğul vermiş bir koloni |
Kemaliye ve yöresinde arılıcılık.Kemaliye de bayağı arıcılık yapan var.Yalnız bu arıcılığın büyük bölümünü öğretmenler yapmaktadır.Kış ve ilkbahar dönemini Kemaliye ve çevresinde geçirmektedirler.Bal döneminde de Sarı Çiçek Yaylasına gitmektedirler.
Ben size Kekikpınar da (yani Öşneden de )kendi mesleğim olan arıcılıktan bahsedeceğim.Ben Mustafa HATUN.Arıcılığa başladığım zaman sene 1978 idi.O tarihlerde Kemaliye ziraatinde Abdullah ATAMAN isminde çok değerli bir abim çalışmaktaydı.Ve o günlerde ziraatin sorumlusuydu.Devlet arıcılığı teşvik için boş kovan veriyordu ziraat kanalıyla.Abdullah beyden Kekikpınarı Köyünde beni uygun gördü ve bu tercihi benden yana kullandı.Bende Abdullay beyin ve devletin sayesinde arıcılığa başlamış oldum.Ozaman Kekipınarda fenni arıcılık hiç yoktu.Kekikpınar a ilk fenni kovanı ziraat kanalıyla ben götürdüm.Fakat bunun kullanmasını ne ben nede bir bilen var idi.Kendi kendimize kara düzen yapmaya çalıştık.Fakat hiç bir netice alamadık.Tabiki taa Apçağa Köyünden babalık dediğim ve babam kadar hürmet ettiğim Ahmet YILMAZ ı tanıyana kadar.(bu Ahmet YILMAZ Kekikpınar Köyünde ilkokul öğretmeni olarak görev yapan Mehmet YILMAZ ı n oğludur.)Ahmet YILMAZ Apçağa Köyünün muhtarı idi o yıllarda.Aynı zamanda taksicilik ve arıcılık yapıyordu.Hatta kuyumcu ustasısır.Yöresinde çok sevilip sayılan bir kişiliğe sahiptir.Tabi ben bu Ahmet YILMAZ ı hala nüfus müdürlüğü yapan adından gururla söz ettiğim sayın Mehmet Tevfik ŞENEL ve hala şu anda İstanbul da mal müdürü olarak görev yapan yine adından gururlaa söz ettiğim oğlumun kirvesi Veli Yıldırım YÜCEL in sayesinde Ahmet YILMAZ ı tanımış olduk.Çünkü o senelerde Mehmet beyde Veli beyde Kemaliyede görev yapmaktaydılar.Bunlar taksici olarak Ahmet beyle köye gelip giderlerdi ve bunlarda benim yakınım olduğu için o yıllarda Ahmet beyde arıcılıkla uğraştığı için köye geldiğinde bizim çabalarımızı hissetti ve bana yardımcı olacağını söyledi.Bizde ondan teknik arıcılığı öğrendik.
Zamanla birşey sormak için bile arıcılık konusunda Kemaliye ye gittiğim olmuştur.Ve o insanın arıcılık konusunda bana rehber olduğu için ve üstün kişiliğinden dolyaı ömür boyu minnetle anacağım.
Biz
kalktık gördük Kekikpınar da arıcılık denince ilk önce rahmetle andığımız
Fahri BAL,Ali BAL,Yaşar ÇELİK,Dursun HATUN ve köyde herkesin az çok üçer
beşer tane karakovan topraktan yapılmış,sepetten yapılmış kovanlarla ilk
el arıcılık yapılırdı.Tabi bu arıcılık yapan insanlar çıkarttıkları
balları bile satamazlardı.Çünkü o zamanlar balı hastası olan insanlar ilaç
diye alırlardı.Ve bu arıcılık yapan insanlar köyün hanedan insanlardı.Kapıları
misafire sonuna kadar açık olan insanlardı.Kekikpınara giden bir misafir
mutlaka bu insanlarda bal yerlerdi.Satamazlardı,bal miüşterisi yoktu ama
doyana kadarda yerlerdi.Kışa ikiyüz kovan koyarlardı yaza yüz kovan çıkardı.Çünkü
karakovan olduğu için teknik bakım yapılamzdı.Zaten hastalıktan sağlıktan
da anlaşılmazdı.İlaç yoktu olsada kullanmasını bilmiyorduk.Teknik arıcılık
yavaş yavaş yayılmaya başladı.Tabi o günkü arıcılarda adlarını saygıyla
andığımız o insanlarda yavaş yavaş teknik arıcılığa geçmeye çalışsalarda
ömürleri yetmedi.Onları rahmetle ve saygıyla anıyoruz.Bu benim çabalarımı
gören Osman ŞENEL,Ramazan YÜCEL,Ahmet ÇOLAK,Muzaffer ESER,İsmet TEKELİ,Mehmet
DEMİRPOLAT,Ömer DEMİRPOLAT,Zeki ŞENEL,Muzaffer ŞENEL,Turan ÖRNEK VE Mehmet
Ali SEZER.1985-1990 yılları arasında tam kapsite arıcılığa başlamışlardır.Ve
1987 yılında da Adana ya kışlığa gidip gelinmeye başlanmıştır.Bu Adana
macerasıda dört,beş yıl devam edip ve bu macerada bitmiştir.Bu arıcılar
1990 lı yıllarda yarıya düşmüştür.Bir kısım arkadaşlar tercihlerini
başka işlere kullanıp arıcılıktan vazgeçmişlerdir.Yöremizin balını
bir yiyen bir daha vazgeçemez.Yiyenler yemeyenlere anlatsın.Bal siparişlerinizi
beklerim...SAYGILARIMLA...
Mustafa HATUN