BULGUR
ÇEKME
Gıııoooo Fatik abla!...Akşam kızınan gelinini gönderesinki bulgur çekilecek anam. Fatik abla derki;ey ya anam kızı gönderem ama gelinin biraz ayağı ağır. (yani hamile). Adamın varsa gelin gelmesin der.Ey ya Fatik abla der başka komşuya gider. En azından on tane kız bulur.Tabi bunların içinde yavuklusu olan erkeklerde olur.Ama bulgur çekmeside çok hoş olur.Tabi o tarihlerde elektrik yok idi.14 numara gaz lambası da lüx tercih edilirdi.Vatandaşların etrafını üçer dörder kişi çevirir,başlanır bulgur çekilmeye.Köyümüze ait olan ANOY havası başlanır yanık yanık söylenmeye ve kendi aralarında görev taksimiyaparlar.Kimi taşa bulgur doldurur kimisi çıkan bulgurları eler düğürünü bulgurunu ayırır.Bulgur çekme mevsimi elmanın,armudun,üzümün bol zamanına denk gelir.Lengerlerle yanlarına koyarlar.Hem bulgur çeker hemde o meyvelerden yerler.Ve zaman ilerledikçe bulgurda yavaş yavaş biter. Ve bu arada yemek hazırlıkları başlar.Çekilen bulgurdan bol tereyağlı bir bulgur pilavı yaparlar.Yanında ya fasulya yahnisi yada patik yahnisi ve köyümüzün iri domatezlerinden sulu soğanlı bir çoban salata.Birde hoşaf olursa değme keyfine... Hoşafa elma kakı,ekşi kayısı çiri birde pekmez koyarlar.
1980 yılından sonra doğanlar takriben bunları bilmezler.Bilselerde zor hatırlarlar.Yemek yedikten sonra ev sahibi komşu kızlarını gece olduğu için tek tek evlerine teslim ederdi.Bu gün bu iş bitti.Yarında başka komşuya derler.Ve o günkü bulgur çekme biter.
Daha sonraları Fahri Bal köye bir bulgur çekme makinesi getirdi.Makine ile çekmek daha kolaydı.Komşularda bunu tercih ettiler.Bir müddet böyle devem etti.Sonra bozuldu ve gençler bir ooohhhhhh dediler.Bu rahmetli adamın bulgur makinesi vardı.Harman makinesi vardı.Ayrıca köy halkının kırık çıkık işlerine bakardı.Hayvanlara nal çakardı,hatta hayvanları sünnet ederdi.Rahmetlinin on parmağında on marifet vardı.Benimde iki defa kolumu sarmıştı.Hacı Fahri yetmezmiş gibi birde Mahmut Hoca efendi bir makine getirdi.Gençler yine bu hoca başımıza iş çıkardı dediler ve inşallah çabuk bozulur temennisinde bulundular.Babam bu hocada çok marifetliydi. Hoca’lık yapar, berber’lik yapar, nalbant’lık yapar. Hele balta sapı derlerse hocaya gardaş hocaya derler, Hasta olana iğne yapar, çul dokur, ustalık yapar, hatta neredeyse sünnetçilik bile yapacak ama komşusu sünnetçi olduğu için bu işten vazgeçmiş. Yani on parmağında yirmi marifet. Haaaaa bu arada unutmadan Hocanın bulgur makinesi bozulmadı ama bulgur çekme adeti bitti.
yakında,
çok kısa zanada bulgur çekme ile ilgili resimler
eklenecektir
Mustafa
HATUN